11 Eylül 2014 Perşembe

Mercedes AMG GT


Otomobil dünyası gelecek ayki Paris Autoshow'a hazırlanadursun, bu hafta içinde Alman üretici Mercedes, markanın yeni top modelini duyurdu. Uzun zamandır videolarıyla otomobil basınını meşgul eden AMG GT'nin üzerindeki perde 9 Eylül akşamı kalktı. Teknik detayları daha önceden açıklanmış olan aracın tasarımının da beklenti dışı olmadığını söylemek sanırım yanlış olmaz.

AMG GT, SLS'teki genel tasarım formunu devam ettiriyor. Uzun bir kaput ve kısa bir bagaj kapağı bu modelde de karşımıza çıkıyor. Her ne kadar çok alışamadığım bir tasarım olmasına karşın çirkin olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bunun dışında otomobilin dış tasarımı sıradanlık derecesinde tanıdık.
SL serisinden devşirilmiş gibi duran ön farlar, markanın son dönemdeki genel tasarım algısını devam ettirecek nitelikte. Ama burada durum sportif bir tasarımı korumaktan öte, kolaya kaçılmış izlenimi doğuruyor. Arka farlar ise SLS AMG'nin arka farlarını uzatarak üretilmiş gibi. Mercedes otomobilin tamponlarını tasarlarken de diğer AMG logosu taşıyan modellerinde yaptığından daha özel bir harekete gitmemiş. Martı kanat diye adlandırılan kapıların yerinde yellerin estiğini söylememe gerek yoktur zaten.

Otomobille ilgili olumlu düşüncelerim de elbette yok değil. Özellikle iç mekanı SLS'e göre kesinlikle daha heyecan verici. Hatta şu ana kadar Mercedes'in herhangi bir spor otomobilinde kullandığından daha çekici bir iç mekana sahip olduğunu bile söyleyebilirim. SLS'in en çok eleştirilen noktalarından biri rakiplerine göre 'sıkıcı' olarak nitelendirilen iç mekanıydı. Görünüşe göre Mercedes, eleştirilere kulak vermiş.

Şimdi gelelim asıl konuya. Teknik detayları bir kaç aydır ortada dolaşan AMG GT'nin bu konuyla ilgili üzerinde konuşmadan önce bu detayları sizinle de paylaşmam daha doğru olur. AMG GT, iki farklı motor seçeneğiyle piyasaya sunulacak. 4.0 litre hacme sahip V8 motorlardan standart modelde kullanılanı 462 beygir güç ve 600 Nm tork üretebilirken, daha güçlü seçenek AMG GT-S'de 510 beygir güç ve 650 Nm tork üreten bir ünite görev yapacak. Her ikisinde de çift kavramaya sahip 7 vitesli şanzıman bulunan modellerden AMG GT, 4 saniyede 0-100km/s hızlanma değerine sahipken, daha güçlü kardeşinde bu değer 3.8 saniye. Modellerin maksimum hızları da sırasıyla 304 ve 310 km's.

Bu noktada kafa kurcalayan bir durum var. Mercedes, lüks otomobilleriyle gündeme gelen bir markayken 11 yıl önce SLR ile süperspor piyasasına kendi yumruğunu en sert biçimde koymuş bir marka oldu. Tam anlamıyla bir Süper GT olan bu otomobil büyük başarı yarattı ve kısa süre içerisinde kendine bir çok hayran edindi. Daha sonra 2007'de modelin daha yüksek güce sahip versiyonu 722 GT tanıtıldı ve 2009 yılında son derece özel bir otomobil olan Stirling Moss ile SLR devri kapandı.

Bundan 1 yıl sonra Mercedes bu kez retro çizgiler taşıyan SLS AMG ile süperspor piyasasına dönüş yaptı. SLR'dan performans yönünden daha zayıf kalan bu araç, tasarımı ve özellikle martı kanat diye adlandırılan kapılarıyla efsanevi 300 SL'in güncellenmiş versiyonu olarak pazarlandı. Böylece SLR ile kıyaslanması da engellenmiş oldu. Haksız da sayılmazlardı, teknik olarak benzemediği gibi tasarım olarak da SLR ile hiçbir ilgisi kalmamış bir otomobil üretilmişti. SLR'daki McLaren desteği bu otomobilde mevcut değildi, bunun yerine Mercedes kendi performans departmanı AMG ile çalışarak bu arabayı üretmişti.

Şimdi bundan 5 yıl sonra karşımızda SLS'in varisi olarak duran araç AMG GT. SLR ve SLS'i karşılaştırmama sebeplerimizin hiçbiri bu araç için geçerli değil. Mercedes neredeyse tamamen SLS'in hatlarını taşıyan bir aracı sunarken tüm teknik verileri bir kez daha aşağı çekiyor, neden?

Mercedes; Ferrari 458 Italia, McLaren 12C, Lamborghini Gallardo gibi araçlara rakip olarak ürettiği SLS'i piyasadan çekip yerine Porsche 911 ile rekabete girecek bir araç çıkartıyor. Bunu 2007 yılında Audi de piyasaya R8'i sürerek yapmıştı.

AMG GT'nin SLS'ten çok daha ulaşılabilir ve bu sayede çok daha yüksek satış rakamlarına ulaşabilir olacağını söylemek zor değil. Belli ki düşünülmüş bir pazarlama stratejisi bu, ha şöyle ki ben eğer AMG GT'nin kalıcı bir model olacaksa veya 911'e gerçek bir rakip olarak düşünüldüyse tıpkı 911 gibi çok çeşitli varyasyonlara sahip olabileceğine de inanıyorum. Lakin süperspor otomobil üretmek ile diğer otomobil üretimleri arasında bir takım farklar vardır, olmalıdır da. Bir süperspor üretilirken getirilen kârın yanında markanın yaratacağı imaj da göz önünde bulundurulmalıdır. Mercedes'in bu işte en çok tokat yiyeceği kısım da tam olarak burası. Top modeli olarak lanse ettiği AMG GT'den daha yüksek güce sahip araçlar model gamında bulunurken bu otomobili SLR veya SLS'in yarattığı kimliğe oturtmak mümkün görünmüyor.